ORTODONTİ HASTALARININ DİKKATİNE

Ortodontik tedavi amaçlı olarak dişlerine tel uygulanan hastalarımızın tedavilerinin başarılı sonuçlanması için aşağıdaki sıralanmış olan noktalara dikkat etmeleri rica ederiz…

  1. Ön dişerinizle yumuşak ve sert hiçbir gıdayı (sandviç, hamburger, tost, haşlanmış mısır, meyve çeşitleri vs) ısırarak yemeyiniz. Yiyecekleri elinizle kopararak veya çatal bıçak yardımıyla bölerek küçük lokmalar halinde yiyiniz.
  2. Meyvelerinizi soyarak ve bölerek küçük lokmalar halinde yiyiniz.
  3. Cips gibi gıdalar
  4. Kabuklu ve kabuksuz kuruyemişleri kesinlikle yemeyiniz.
  5. Sert gıdalardan(ekmek kabuğu, kızarmış ekmek, patlamış mısır vs)uzak durunuz.
  6. Sakız çiğnemeyiniz.
  7. Yapışkan gıdalar(karamel, yapışkan şekerler vs) tüketmeyiniz.
  8. Zeytin, kiraz, yeşil erik gibi çekirdekli yiyeceklerin öncelikle çekirdeklerini dışarıda çıkarıp sonra yiyiniz.
  9. Asitli ve şekerli içecekleri(kola, fanta, sprite vb)tüketmeyiniz. Bu içecekler dişlerde lekelenme ve çürüklere neden olmaktadır.
  10. Dişlerinizi doktorunuzun size anlattığı şekilde sabah ve akşam olmak üzere günde en az iki kere fırçalayınız. Her fırçalamadan sonra dişlerinizin ve tellerinizin üzerinde yiyecek atıklarının kalıp kalmadığını kontrol ediniz. Eğer bu atıkları sadece diş fırçası ile uzaklaştırmanız mümkün olmuyorsa ara yüz fırçasını kullanınız. Ağız hijyenini tam sağlayamadığınız durumlarda diş çürükleri ve renkleşmeler meydana gelecektir.
  11. Tellerinizde batan ve sizi rahatsız eden sivri çıkıntılar fark ederseniz bu bölgelere ortodontik mum yerleştiriniz.
  12. Kopan ve kırılan tellerin durumunda lütfen randevunuzu beklemeden doktorunuzu arayıp bilgilendiriniz. Braket ve tellerin kopması tedavinizi olumsuz olarak etkiler.
  13. Randevu tarih ve saatlerinde düzenli gelmeye özen gösteriniz. Size verilen randevu tarihinde ve saatinde gelemeyecekseniz lütfen en az 1gün önceden doktorunuza ulaşıp randevunuzu değiştiriniz. Randevuda meydana gelen olumsuz aksaklıklar tedavinizi olumsuz etkileyecektir.
  14. Ortodontik aygıtı taktıktan sonraki ilk hafta ve kontrol seanslarınızın sonrasında ağrı yumuşak dokularda hassasiyet yara gibi şikâyetler duyabilirsiniz. Bu durumlarda her zaman kullandığınız ağrı kesiciyi kullanabilirsiniz.(Çocuklar daha önce çocuk doktorları tarafından önerilmiş ağrı kesiciler kullanabilirler)
  15. HER RANDEVUNUZDA DİŞ FIRÇASI MACUN VE KULLANDIĞINIZ TÜM ORTODONTİK AYGITLARINIZI YANINIZDA GETİRİNİZ. DOKTORUNUZU BEKLERKEN LÜTFEN DİŞLERİNİZİ FIRÇALAYINIZ.

 

Ortodonti hakkında sıkça sorulan sorular?

Ortodontik tedavi nedir?

Ortodonti tedavisinde amaç diş-çene-yüz bölgesini ilgilendiren bozuklukların oluşmasını önlemek, mevcut bozuklukların ilerlemesini durdurmak ve tedavi etmek,  iyi bir estetik ve fonksiyon (ısırma, çiğneme, konuşma, gülme) sağlamaktır.

 

Her yaşta ortodontik tedavi yapılabilir mi?
Evet yapılabilir. Yaygın olarak bilinen ortodontinin sadece çocuklara uygulandığıdır. Oysa dişlerin yer değiştirilmesi her yaşta mümkündür. Yani isterseniz 8 yaşındaki çocuğunuzun çıkmayan dişleri tedavi ile sürdürülürken aynı anda sizin de dişlerinizin arasındaki boşluklar ortodontik tedavi ile kapatılabilir. Ortodontik tedavinin yaş olarak üst sınırı yoktur. İhtiyacı olan bireylere her yaşta uygulanabilir. Siz erişkinler için diş renginde braketler olduğunu gibi aynı zamanda braketlerin dil tarafından yapıştırılarak tedavi olduğunuzu gizlemek de mümkün.

 

Çoçuğum geceleri parmak emiyor dişlerine zarar verir mi?
Kötü alışkanlıklar dediğimiz parmak emme, yalancı emzik kullanımı, biberon kullanımı, tırnak yeme v.b alışkanlıklar çocuk 3.5 yaşına geldiğinde halen devam ediyorsa mutlaka bıraktırılmalıdır. Devam etmesi halinde bu alışkanlıkların yarattığı etkiler kalıcı hale gelir ve çocuğun ciddi ve uzun süreli ortodontik tedavi görmesi gerekir. Parmak emme bu alışkanlıklar içinde en zor bıraktırılanıdır. Çocuğunuzda parmak emme teşhis ettiğinizde bir ortodontistin kontrolüne girmenizde yarar var.

 

Çocuğum gece uyurken horluyor ve gün içinde de ağzı açık duruyor, dişlerinde bazı bozulmalar olduğunu görüyorum bağlantı olabilir mi?
Evet. Burnunda soluk alıp vermede güçlük çeken kişiler otomatikman ağızlarından solunum yapmaya başlayarak burunlarındaki problemi kompanse etmeye çalışırlar. Ağız solunumu yapan bireylerde sıklıkla ortodontik sorunlar da meydana gelmektedir. Bu yüzden kulak burun boğaz doktoru ve ortodontist kontrolünde olmanız gerekmektedir.

 

Ortodontik tedavinin süresi nedir?
Vakanın durumuna, hastamızın yaşına bağlı olarak 6 ay ile 36 ay arasında değişebilir.

 

Tedavim sırasında nelere dikkat etmem gerekiyor? Kısıtlamalar var mı?

 

Dişlerinizin üzerine yapıştırılan tellerin( braket) kırılmadan dişlerin yüzeyinde durması tedavinin başarısı açısından önemlidir.Bu sebeple yenilen gıdalara özen gösterilmelidir.

Tedaviniz süresince aşağıdaki gıdalardan uzak durmanız gerekmektedir; (ya da küçük parçalara bölerek yemelisiniz),

Sert gıdalar, kuruyemiş, sert şekerler, elma, erik, ayva gibi meyveler, cips, sakız, lokum gibi dişlere ve braketlerinize yapışabilecek, temizlenmesi zor olan gıdalar, kola gibi asitli içecekler

 

Tedavi sırasında ağrı veya hassasiyet olacak mı?
Tellerin takıldığı ilk günler yanakların ve dudakların iç yüzeylerinde hafif tahriş ve dişlerde çiğneme sırasında ağrı olabilir. Şikayetlerinizin derecesi ne olursa olsun en fazla 10 gün içerisinde ağzınızda tel olduğunu hissetmeyeceksiniz.

 

Dişlerim düzeldikten sonra tekrar bozulabilir mi?
Dişleriniz düzeldikten sonra telleriniz diş yüzeylerinden çıkartılacaktır. Bu işlemin ardından size mevcut durumu koruması amacı ile pekiştirme aygıtları uygulanacaktır. Eğer bu aygıtlar size önerilen sürelerde kullanılmazsa ve uzun süre kontrole gelinmezse dişlerinizin tekrar bozulma ihtimali vardır.

 

Dişlerimi düzelttirmezsem ne gibi problemlerle karşılaşabilirim?
Dişlerinizdeki düzensizlikler yaşınız ilerledikçe daha şiddetlenecektir. Yani uzun dönemde dişlerinizin görünümü sizi daha çok rahatsız eder bir hal alacaktır.

 

Dişlerinizin düzgün kapanmıyor olması, çene eklemlerinize normalden daha fazla baskı gelmesine sebep olup, uzun dönemde ağız açıp kapama kısıtlamaları, çene kilitlenmesi gibi problemlere yol açabilir.

Dişlerinizdeki düzensizlikten dolayı diş araları ve bazı yüzeyleri daha zor temizleneceğinden, çürük oluşumu düzenli diş dizisi olan bir bireye göre daha fazla olacaktır.

 

Dişlerimde (çocuğumun dişlerinde) ortodontik problemi nasıl teşhis edebilirim?
Hastalarımız çoğunlukla köpek dişlerinin yukarda kaldığı şiddetli çapraşıklık durumlarında uzmana danışmaktadırlar. O düzeyde dikkat çekici bir durum yoksa ortodontik sorunlar geç yaşlarda fark edilmekte ve hastalar “bu yaşta tedavi olamam” diyerek ortodontik tedaviden vazgeçerek ya o şekilde kalmayı tercih ediyorlar ya da sağlıklı dişlerini kestirerek protez yaptırmak durumda kalıyorlar.

Benim önerim yaşı 3 yaşından büyük her bireyin, ideal olarak 6 ayda 1 kez, eğer bu çok sık oldu diyorsanız en geç senede 1 kere diş doktoru kontrolüne gitmesidir. Gittiğiniz doktor ortodontist olmasa bile, bilinçli diş doktorları ortodontik problemi teşhis ederek, sizleri uzman kişilere yönlendirecektirler.

 

Kulaklarımın önünde ağrı var bu ağrının dişlerimdeki bozukluk ile ilgisi olabilir mi?
Çene ve yüz sisteminde oluşmuş ağrılar, dişlerden kaynaklanabilir. Ama kesinlikle dişlerden kaynaklandığını söylemek zordur çünkü bu ağrılara yol açabilecek birçok sebep olabilir. Bu tarz bir durumda dişlerin tedavisi yapılması gereken birincil işlemlerden birisidir.

 

Telleri çıkardıktan sonra dişlerimin üzerinde leke kalır mı?
Dişlerin temizliğine hassasiyet gösterilirse leke kalması mümkün değildir. Leke diye bahsedilen renkleşmeler aslında çürük başlangıç alanlarıdır.

 

Ortodontik tedavi dişlerimin çürümesini hızlandırır mı?
Dişlerin üzerine yerleştirilen tellerin girintili çıkıntılı yüzeyleri yiyeceklerin birikimine oldukça elverişli alanlardır. Eğer dişler doğru fırçalanmazsa, ortodontik tedavi ile dişleriniz de çürüyecektir diyebiliriz.

 

Tedavi amacı ile bazı dişlerin çekilmesi gerekiyormuş. Diş eksiltmenin sakıncası var mı?
Ortodontik tedavi amacı ile diş çekilmesi hastalarımızın velileri tarafından çoğunlukla istenmemektedir. Halbuki diş çekimi kararı, dişlerin çene kemikleri üzerine yerleştirilemediği durumlarda tedavi sonucunun daha başarılı, elde edilen sonucun daha kalıcı olmasını sağlar.

 

Ortodontik tedavi yöntemleri nelerdir?

 

Metal braketler ile sabit tedavi: Dişler üzerine yapıştırılan gri görünümlü metal braketler ve teller ile uygulanan tedavilerdir.  Metal görünümü estetik olarak rahatsız edici olsa da yaygın olarak kullanılmaktadır.

 

Seramik braketler ile sabit tedavi: Bu yöntemde dişlerin ön yüzeyine beyaz renkli seramik braketler yapıştırılır ve seramik teller ile tedavi sürdürülür.  Braketlerin diş renginde olması nedeniyle dışarıdan görünmesi ve anlaşılması zordur. Estetik açıdan bir rahatsızlık oluşmadan tedavi tamamlanır.

 

Lingual (dişlerin arka yüzlerinden uygulanan) tedavi: Kişiye özel olarak hazırlanan ve dişlerin iç yüzeylerine yapıştırılan tellerle diş pozisyonları düzeltilir. Ön yüzeyden görünmemesi estetik olarak avantaj sağlar.

 

Şeffaf plaklar (Invisalign) ile uygulanan tedavi: Bu teknikte diş teli kullanılmadan, şeffaf plaklar ile dişlerdeki problemler düzeltilir. Dişler üzerinden alınan ölçü üzerinde şeffaf plaklar hazırlanır ve bu plaklar belirli aralıklarla değiştirilerek tedavi tamamlanır.

 

Hareketli tedavi: Basit düzeydeki diş çapraşıklıkları, çene darlığının giderilmesi gereken durumlar, erken süt dişi kaybına bağlı boşlukların koruyucu olarak doldurulması, parmak emme gibi kötü alışkanlıkların giderilmesi, diş gıcırdatmanın önlenmesi, sabit tedavi sonrasında pekiştirme (sabitleme ) amacıyla uygulanan tedavilerdir.  Hastaların kendisinin takıp çıkardığı apareylerle tedavi uygulanır.

 

Dişlerin yapı maddesi Nedir? 
Diş mine, dentin, sement ve pulpadan (diş özü) oluşur.

 

Mine: vücuttaki en sert maddedir. Dişi en dıştan koruyucu bir katman olarak çevreler. İçinde sinir hücreleri olmadığı için duyarli değildir. % 97’si kalsiyum tuzlarından oluşur. Diş minesi altıgen “apatit” kristalleri şeklinde düzenlenmiştir.

Minenin yapısına giren kalsiyum tuzları, organik diş maketi üzerinde yavaş yavaş çökelerek birikir ve kristalleşir. Bu birikme, ana rahminde iken başlar. Anne, gebelik süresince bazı ilaçlar alırsa veya çocuk mine teşekkülü sırasında bir hastalık geçirirse mine birikimi aksaklığa uğrayabilir. O zaman dişler sarı, gri veya kahverengi olur. Bazen de eksik (hipoplazik) teşekkül eder.

 

Dentin: minenin altındaki tabakadır. Yetiskin bir insan dişinin % 75’ini oluşturur. Kemikle aynı yoğunluğa sahip olmasına rağmen ısıya ve dokunmaya duyarlıdır.  Gerektiğinde içerdiği tamir hücreleri ile yeniden dentin dokusu oluşturabilirler. Dişin asil kitlesini dentin (filDişi) tabakası oluşturur. Dentin, taç kısmında mine; kök kısmında sement ile örtülüdür. Dentin canlı bir yapıdır ve % 70’i mineral tuzları; % 20’si organik madde ve % 10’u da sudan oluşur. Dentinde çok sayıda kanalcık içerir. Bu kanalcıkların içi, diş özü sınırındaki dentin yapıcı hücrelerin uzantıları olan iplikçiklerle doludur. Dentin yapan hücrelere “Odontoblast” denir. Dentin kanalcıklarının milimetre karede sayıları 10.000’e. yaklaşır. Diş, dolgu veya kaplama yapılmak için oyulur veya küçültülürse bu kanalcıklar açığa çıkar ve o zaman soğuk, sıcak, tatlı ve ekşiden ağrı duyulur.

 

Pulpa (Diş özü): Dişin orta kısmına ve burada bulunan yumuşak dokuya verilen addır. Kökün ucuna kadar devam eder. Bu kısımda kan damarları yer alır ve bu damarlar sayesinde dişi enfeksiyondan korunur ve daima aktif halde kalır. Aynı zamanda pulpada aşırı duyarlı sinir hücreleri bulunur ve bu hücreler sayesinde sıcak, soğuk ve basınç gibi duyular hissedilir. “Pulpa” adı da verilen diş özü, dentin tarafından oluşturulan bir odacık içinde yerleşen kılcal atar ve toplar damarlar; duyu sinirleri ve bütün bu yapıları koruyan bir destek dokusundan oluşur. Diş özünün diş çevresi dentin yapıcı hücrelerle (odontoblast) kuşatılmıştır. Bu hücreler, çürük ve diğer zararlı etkenlere karşı, dişi koruyan kale muhafızlarına benzer. Herhangi bir nedenle oluşan çürüğe karşı dentin yapıcı hücreler üstün gelirse bu hücreler diş özü kalesini dentinle çevreler; eğer yenik düşerlerse diş özü açılır ve iltihaplanir. Bu olayın gerçekleşmesi genç insanların diş özünde daha yoğundur.

 

Sement: kökün etrafını kaplayan kemiksi bir tabakadır, çok incedir. Diş kökünün çene kemiğine tutunmasını sağlar. % 65’i inorganik maddedir. Bazen kök etrafında ve kök ucunda aşırı sement birikebilir. Buna “Hipersemontoz” denir.

Dişler Nasıl Fırçalanmalı?

DİŞLER NASIL FIRÇALANMALI ?yeni-resim

İLK ADIM: Dişlerinizin diş yüzeylerini  temizliği için, diş fırçasını diş etinizle 45 derece açıyla yaklaştıran yuvarlak hareketlerle yumuşakça fırçalayın ve her bir dişi temizlemek için yaklaşık 10 saniye ayırın.

İKİNCİ ADIM: Dişlerinizin çiğneyici ve iç yüzeylerini temizlemek içinde aynı yöntemi kullanın.

ÜÇÜNCÜ ADIM: Ön dişlerinizin iç yüzeylerini temizlemek için,fırçayı dik tutun ve fırçanın ucuyla aşağıyukarı  yumuşak hareketlerle  fırçalayınyeni-resim-1

DÖRDÜNCÜ ADIM: Diş eti çizginizi fırçalamayı unutmayın ve en arkadaki dişlere ulaştığınızdan emin olun. Aynı zamanda dilinizi de fırçalayın,dilinizi fırçalamak nefesinizi  taze tutmaya yardımcı olacaktır.

 

 

İNTERDENTAL (DİŞ ARASI) FIRÇALAR:

Bu fırçalar kaliteli kılları ve küçük başlıkları ile diş tellerinin altlarını ve dişlerin ara yüzlerini temizlemek için idealdir.

yeni-resim-2yeni-resim-3

Ortodonti hakkında bilinmesi gerekenler

ORTODONTİ HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Ortodonti (kelime anlamı olarak); düzgün diş anlamına gelir. Genellikle Ortodonti tek olarak teleffuz edilsede aslında uzmalığın tam ifadesi ortadonti ve çene ortopedisi ile daha anlaşılır hale gelmektedir. Yaptığımız düzeltmeler dişlerle beraber dişlerin üzerinde konumlandığı çene kemiklerinin de düzeltilesini sağlamaktadır. Çene kemiklerinin uygun duruma getirilmesi çocukluk çağlarında ortodontik tedavi ile yapılabilir, eğer yetişkin hastalarla çalışıyorsak çene kemiği ameliyat aracılığı ile ortodonti rehberliğinde düzeltilebilir.

Ortodonti nedir ve Ortodontik Tedavinin amaçları nelerdir?

“Ortodonti”, orto (düz) ve dontos (dişler) kelimelerinin bir araya gelmesinden oluşan bir terimdir. Ortodonti bilimi de Diş hekimliği’nin bir dalı olup düzgün olmayan diş ve çenelerin tedavi edilerek düzgün hale getirilmesi ile uğraşmaktadır.

Çapraşık ve düzgün dizilmeyen dişleri temizlemek oldukça zor olduğu gibi bu nedenle oluşmuş çürükler ve diş eti rahatsızlıkları nedeniyle erken diş kayıp riski oluşmakta ve aynı zamanda bu dişler yüzünden oluşan ekstra kuvvetler nedeniyle baş ağrısı, çene eklemi ağrısı, boyun ağrısı ve sırt ağrısı gibi şikâyetler görülme olasılığı doğmaktadır. Düzgün olmayan dişler ayrıca kişinin dış görünüşünü de olumsuz yönde etkilemekte ve psikolojik rahatsızlıklara yol açabilmektedir.

Ortodontik tedavinin kişiye kazandıracakları yönler; daha sağlıklı bir ağız, daha tatmin edici bir görünüş ve hayat boyu kişiye eşlik edecek orijinal doğal dişlerin teminidir.

Bu alanda uzmanlık yapmış kişiye “ortodontist” denir. Ortodontistler Türkiye’de diş hekimliği fakültesi üzerine en az 4 senelik bir uzmanlık-doktora eğitimi daha yaparlar.

Ortodontik Tedavi Nezaman Yapılır ?

Sadece diş hekiminiz veya ortodontistler sizin ortodontik tedavi görmeniz gerektiğini belirleyebilirler. Tam olarak tıbbi ve dişsel geçmiş alma, klinik muayene, dişlerinizin alçı modeli ve özel olarak çekilen bazı röntgenler ve fotoğraflar içeren tanı araçlarına dayanarak, ortodontistler kişiye onun beklentilerini de hesaba katarak bir tedavi planı hazırlarlar. Eğer aşağıdakilerden bazıları sizde mevcut ise, siz de ortodontik tedaviye aday olabilirsiniz;

Üst çene ileri itim: (artmış overbite) terimi de kullanılır. Burada üst dişler ilerde, alt dişler olması gerekenden geridedir. Halk arasında “tavşan diş” de denilebilir.

Alt çene ileri itim: (mandibular prognoti) terimi de kullanılır. Üst çene veya dişler geride, alt çene veya dişler olması gerekenden ileridedir.

Çapraz kapanış: (cross-bite). Alt dişlerin kapanışta hafif öne geldiği durumdur. Normalde üstdişlerin önde, alt dişlerin geride olması gerekir.

Açık kapanış: (open bite). Çeneler tam kapandığı anda üst ve alt dişlerin tam kapanamama durumudur. Bu hastalığın tipik belirtisi ön dişlerle kağıt koparamama, yiyecekleri tam anlamıyla ısıramamadır.

Orta-hat kayması: Üst dişlerin ortası ile alt dişlerin ortasının tam bir doğru üzerinde çakışmaması durumudur.

Çapraşıklık: Dişlerin çeneler üzerinde yeterli yer bulamayıp normal pozisyonlarından saparak dizilmeleri durumudur.

Dişler-arası boşluklar: dişlerin dizildiği Çene kaide uzunluğunun normalden fazla veya dişlerin enlerinin normalden az olması dolayısı ile diş aralarında birden fazla boşluk olma durumudur.

Ortodontik Tedavi Nasıl Yapılır?

Dişleri yerinden oynatmak, kaslara yeni konum vermek ve çenelerin büyüme ve gelişimini etkilemek amacıyla değişik birçok sabit yada hareketli aparey kullanılmaktadır. Uygulanacak teknikler vakaların zorluk-kolaylık durumuna göre değişebilmektedir.

Sabit aygıtlar şu unsurları içerir;

Braketler: En fazla kullanılan sabit aygıtlardır. Braket denince, diş bantları, braketler ve teller akla gelmelidir. Diş bantları dişi çepeçevre sarar. Braketler ise daha çok ön bölge dişlere yapıştırılır. Ark telleri braket yuvalarına oturtulur ve en sonda bulunan bant tüplerine geçirilerek sabitlenir. Dişlere bağlanan teller dişlere hafif ve sürekli bir kuvvet uygulamak suretiyle dişleri normal pozisyonuna getirmeye yardımcı olur. Genelde braketler aylık düzeltmeler ile takip edilir. Eskiden braketler daha büyük ve daha çok metal gösteren bir yapıdaydı. Şimdi ise daha küçük, daha hafif ve daha estetik braketler mevcuttur.

Özel sabit apareyler: parmak emme ya da dil iterek yutkunma alışkanlıklarını kırıcı bir aparey sistemidir. Bantlarla ağza yerleştirilir ve sabittir.

Sabit Yer tutucular: Erken düşen süt dişinin altından gelen dişin ağza rahat sürebilmesi ve rahat yer bulabilmesi amacıyla arkadaki dişin öne hareketini engelleyebilmek adına yapılan bir apareydir.

Hareketli apareyler şu gurubu kapsar;

Şeffaf diş dizici plastikler: Bu gurupta genelde yetişkin hastaların dişlerini braketsiz hareket ettirmek için kullanılan şeffaf plastiklerden yararlanılır. Plastikler, özel bir metotla daha önceden dişlerin normal pozisyonları ayarlanılarak yapılır. Hastalar bu apareyi taktıkları andan itibaren az bir kuvvetle dişlerin hareket etmeleri sağlanır.

Hareketli Yer tutucular: Çok fazla süt dişi kaybedilmiş ise bu şekilde hareketli bir yer tutucu aparey kullanılabilir.

Çene yerine yerleştirici: “splint” ismi ile de anılır. Çene kapanışının kaydığı ve tam yerinde olmayan çene eklem problemleri şikâyeti olduğu zaman bu tedavi seçeneğine başvurulur.

Çene genişletici: Yavaş üst çene genişletme tedavisinde kullanılır. Ortasındaki vidanın periyodik olarak çevrilmesi sayesinde çeneler zamanla genişleme gösterirler.

Hareketli pekiştirme apareyleri: Bazı pekiştirme aygıtları takılıp çıkarılan tarzda olur. Gene akrilik bir kaideye diş pozisyonlarını koruyucu bükümlü teller yerleştirilerek yapılır. Hasta tedavi bittikten sonra bunları en az 2-3 sene kullanır.

Head-gear: Boyunluk ta denir. Arka dişleri geriye ittirici ve üst çene gelişimini frenleyici bir etkisi vardır. Enseden ya da başın üst geri kısmından kullanılabilir.

Diş Sağlığı

Diş ve diş eti hastalıkları ülkemizde ve dünyada en önemli sağlık sorunları arasındadır. Ancak hayatı
doğrudan tehdit etmediği için gereken önem verilmemektedir.

Ağız sindirim kanalının girişidir. Ağızdaki olumsuzluklar diş sağlığının bozulmasına, sindirimin olumsuz
etkilenmesine yol açar. Ağızla aldığımız yiyecekler çiğnenip, tükürükle karıştırılarak yutulmaya ve
sindirime hazır hale getirilirler. Ağız aynı zamanda konuşmaya yardım eder. Tat alma organı olan dilin;
çiğneme, yutma, konuşma gibi çok önemli yan görevleri de bulunmaktadır.

Dişlerin besinlerin parçalanması, öğütülmesi görevlerinin yanı sıra konuşmada ve görünümümüzde
önemli etkileri vardır. Dişleri eksilmiş kişilerin bazı sesleri çıkarabilmeleri zorlaşır, çiğnemede ve/veya
ısırmada da zorluk olur. Dişlerin gelişim süreci içerisinde ilk çıkan süt dişleri, daha sonra yerlerini kalıcı
dişlere bırakır.

Ağız ve diş sağlığında en önemli iki hastalık diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmalarıdır. Diş eti hastalıkları
kimi zaman diş yuvasının bulunduğu çene kemiğinin erimesine kadar ilerleyen bir etki yapabilir. Diş
sağlığının bozulması vücuttaki diğer organları da etkileyebilir. Dişler neredeyse bütün sistemleri
olumsuz etkileyen sürekli enfeksiyon odağı haline gelebilir ve kalp, böbrek, eklemler vb. yapılarda
önemli sağlık sorunlarına yol açabilen enfeksiyonlara kaynaklık edebilir.

Ağızda ve dişlerde yapısal ve işlevsel herhangi bir bozukluğun olmaması, ağız ve dişlerin görevlerini
tam olarak yapabilmeleri durumu “ağız ve diş sağlığı”nın varlığını gösterir.